Bu sayfada

Prova soruları

01

Tell me about a campaign you ran. What was it, and what was your part?

Yürüttüğün bir kampanyadan bahset. Neydi ve senin payın neydi?

Neden soruyorlar?

Dana, bir kampanyayı yürütüp kendi işini açıkça anlatabildiğini görmek istiyor.

Bunu dene

Gerçek bir kampanya seç. Hedefi, kimin için olduğunu ve kendi yaptığını söyle. Sadece “biz” deme, kendi payın için “ben” de. Şöyle diyebilirsin: “Last spring I ran an email campaign for a new product launch.”

02

What were the results of that campaign?

Bu kampanyanın sonuçları neydi?

Neden soruyorlar?

Dana gerçek sayıları sever. Sonuçları takip ettiğini görmek ister.

Bunu dene

Gerçek bir sayı ver ya da neyin değiştiğini söyle. Büyüklüğü dürüstçe belirt. Şöyle diyebilirsin: “Our email open rate went up from 18 to 25 per cent in two months.” Küçük ama doğru bir sonuç, büyük ama belirsiz bir sonuçtan iyidir.

03

How did you measure it?

Bunu nasıl ölçtün?

Neden soruyorlar?

Sonucunun gerçek olduğunu ve takibi anladığını bilmek istiyor.

Bunu dene

Neye baktığını ve ne sıklıkla baktığını söyle. Şöyle diyebilirsin: “We measured it by checking sign-ups every week.” Araç türünü de söyle, mesela e-posta raporu ya da web sitesi verisi. Ondan ne öğrendiğini ekle.

04

What did you do yourself?

Kendin ne yaptın?

Neden soruyorlar?

Cevaplarda hep “biz” duyunca bunu sorar. Senin kişisel payını merak eder.

Bunu dene

Kendi elinle yaptığın iki üç şeyi say. Şöyle diyebilirsin: “I wrote the emails, I planned the send dates and I checked the results each week.” Başkalarının da yardım ettiğini söylemek gayet normal.

05

Tell me about a busy week and how you managed it.

Yoğun bir haftandan ve onu nasıl yönettiğinden bahset.

Neden soruyorlar?

Koordinatörler aynı anda birçok teslim tarihiyle uğraşır. Nasıl organize olduğunu görmek ister.

Bunu dene

Gerçek bir haftayı anlat. Hangi işlerin vardı, neyi önce yapacağına nasıl karar verdin, söyle. Günlük liste ya da ortak takvim gibi bir alışkanlık ekle. Sonunu da söyle: neler zamanında bitti.

06

Tell me about a time a deadline moved suddenly. What did you do?

Bir teslim tarihinin aniden değiştiği bir zamandan bahset. Ne yaptın?

Neden soruyorlar?

Pazarlamada planlar sık değişir. Nasıl tepki verdiğini ve nasıl iletişim kurduğunu görmek ister.

Bunu dene

Neyin değiştiğini, sonra adımlarını söyle. Şöyle diyebilirsin: “When a deadline moves, I tell the team early and change the plan.” Kimle konuştuğunu, neyi ertelediğini ya da bıraktığını anlat. Sonucu dürüstçe söyle.

07

How do you plan a campaign from start to finish?

Bir kampanyayı baştan sona nasıl planlarsın?

Neden soruyorlar?

Güvenebileceği net bir çalışma yöntemi görmek istiyor.

Bunu dene

Basit adımlar say: hedef, kitle, görevler, tarihler, kontroller. Şöyle diyebilirsin: “I break the work into small steps and check the plan with the designer each week.” Somut bir alışkanlık cevabını güçlendirir.

08

How do you work with designers, sales or other teams?

Tasarımcılarla, satışla ya da diğer takımlarla nasıl çalışırsın?

Neden soruyorlar?

Bu iş birçok insanı birbirine bağlar. Başkalarıyla iyi çalışan birini arıyor.

Bunu dene

Gerçek bir örnek ver. Bilgiyi nasıl paylaştığını söyle, mesela haftalık görüşme ya da ortak belge. Dinlediğini ve soru sorduğunu göster. Farklı fikirleri sakin ve kibar biçimde nasıl ele aldığını anlat.

09

Tell me about some marketing work you are proud of.

Gurur duyduğun bir pazarlama işinden bahset.

Neden soruyorlar?

Bu yumuşak bir başlangıç. Neye önem verdiğini duymak istiyor.

Bunu dene

Bir proje seç ve neden gurur duyduğunu söyle. Ne yaptığını ve neyin değiştiğini anlat. Kısa tut, yaklaşık bir dakika. Yerel bir etkinlik için sosyal medya paylaşımları gibi küçük bir proje de olabilir.

10

Tell me about a campaign that did not go as planned.

Planlandığı gibi gitmeyen bir kampanyadan bahset.

Neden soruyorlar?

Dürüstlüğünü ve sorunlardan nasıl ders çıkardığını görmek istiyor.

Bunu dene

Felaket olmayan, gerçek bir örnek seç. Neyin ters gittiğini, ne yaptığını ve ne öğrendiğini söyle. Şimdi neyi farklı yaptığınla bitir. Sakin ve olumlu kal. Başkalarını suçlama.

İngilizce prova

Let me think of one campaign to talk about.

Anlatmak için bir kampanya düşüneyim.

Clara
AI koç

Leo
AI koç

Deneyebileceğin cümleler

Let me think of one campaign to talk about.

Anlatmak için bir kampanya düşüneyim.

My part was to plan the emails and check the results.

Benim payım e-postaları planlamak ve sonuçlara bakmaktı.

We measured it by checking sign-ups every week.

Bunu her hafta kayıtlara bakarak ölçtük.

The result was small, but it was a clear change.

Sonuç küçüktü ama net bir değişimdi.

When a deadline moves, I tell the team early and change the plan.

Bir teslim tarihi değişince takıma erkenden haber verir, planı güncellerim.

Could you repeat the question, please?

Soruyu tekrar eder misiniz, lütfen?

Sık sorulan sorular

Sonuçlarım küçükse ne olur?

Sorun değil. Dana dürüst sayıları sever. Gerçek sayıyı söyle ve ne anlama geldiğini anlat. Şöyle diyebilirsin: “Sign-ups went up by 40 in one month.” Sayın yoksa neyin değiştiğini ve bunu nereden bildiğini söyle. Dürüstlük, açıklayamayacağın büyük bir iddiadan daha profesyonel durur.

Başka bir ülkedeki işimi ya da gönüllü işimi anlatabilir miyim?

Evet. Kampanya her yerde kampanyadır. Ücretli işi, gönüllü işi, okul projesini ya da küçük bir işletmeyi anlatabilirsin. Hedefi, kitleyi ve kendi payını açıkla. Yer ya da pazar farklıysa kısa bir bilgi ver, sonra yaptığına ve sonuca odaklan.

Düşünmek için zamana ihtiyacım olursa?

Durup düşünmek çok normal. Şöyle diyebilirsin: “Let me think of one campaign to talk about.” Bir nefes al, sonra cevapla. Kısa bir duraklama, hızlı ama belirsiz bir cevaptan iyidir. Dana'dan soruyu tekrar etmesini de isteyebilirsin.