Bu sayfada
01

Bu bölümde genelde ne olur?

Tartışma bölümü çoğunlukla daha kısa soruların ardından gelir. Sınav görevlisi bunu önceki bir konuyla bağlayabilir. Mesela bir geziden söz ettiysen, genel olarak turizmi sorabilir. Sorular daha soyuttur. İnsanlar, toplum, geçmiş ya da gelecek hakkında olur. Sınav görevlisi “Why?” ya da “Can you give an example?” gibi ek sorular sorabilir. Bu normaldir. Cevabının yanlış olduğu anlamına gelmez. Daha fazla anlatman için bir fırsattır.

That's an interesting question. Let me think for a moment.

Bu ilginç bir soru. Bir an düşüneyim.

In my opinion, it depends on the situation.

Bence duruma bağlı.

I think most people would agree that...

Sanırım çoğu insan şunu kabul eder: …

02

Önce net bir fikir söyle

Ana fikrinle başla. Erken ve basit söyle. Sonra üstüne ekleyebilirsin. Basit bir plan işe yarar: fikir, neden, örnek. Örneğin: “I think public transport is better than cars in big cities. It's cheaper for many people and better for the air. In my city, the buses are always full in the morning.” Biraz katıldığını ya da iki tarafı da gördüğünü de söyleyebilirsin. Bunların hepsi birer fikirdir.

I strongly believe that...

Kesinlikle şuna inanıyorum: …

Personally, I'd say that...

Kişisel olarak şöyle derim: …

I partly agree, but...

Kısmen katılıyorum ama …

03

Nedenlerini anlat, örnek ver

Bir neden fikrini güçlendirir. Küçük bağlayıcı sözcükler kullan: because, so, for example, also, but. Örneğin hayatından, ülkenden ya da gördüğün bir şeyden olabilir. Rakamlı bir bilgi olması gerekmez. Hayatından kısa bir hikâye çoğu zaman en kolay yoldur. Aklına örnek gelmezse, genelde ne olduğunu düşündüğünü anlatabilirsin.

The main reason is that...

Asıl neden şu: …

For example, in my home country...

Örneğin benim ülkemde …

From my own experience, ...

Kendi deneyimime göre …

04

İki tarafı da anlat

Bazı sorular karşılaştırma ister. “Advantages and disadvantages” ya da “then and now” gibi. İki tarafı göstermeye çalış, sonra ne düşündüğünü söyle. Bu dengeli duyulur ve daha uzun konuşmana yardım eder. Farklı gruplardan da söz edebilirsin. Genç ve yaşlı insanlar ya da şehirdekiler ve köydekiler gibi. Sonunda kendi görüşüne dön.

On the one hand..., but on the other hand...

Bir yandan …, ama öte yandan …

For young people it's different, because...

Gençler için durum farklı, çünkü …

Overall, I still think that...

Genel olarak yine de şunu düşünüyorum: …

05

Ne diyeceğini bilmediğinde

Bazen soru zordur ya da konu sana yenidir. Sorun değil. Bir cümleyle kısa bir mola verebilirsin. Sınav görevlisinden soruyu tekrar etmesini ya da açıklamasını isteyebilirsin. Bunu daha önce düşünmediğini dürüstçe söyleyip en iyi fikrini paylaşabilirsin. Uzun süre sessiz kalmamaya çalış. Basit bir şey söylemek çoğunlukla hiçbir şey söylememekten iyidir.

Sorry, could you say that again, please?

Pardon, tekrar eder misiniz lütfen?

I haven't really thought about that before, but I guess...

Bunu daha önce hiç düşünmemiştim ama sanırım …

That's a difficult one. Maybe the answer is...

Bu zor bir soru. Belki cevap şudur: …

Sık sorulan sorular

Cevaplarım ne kadar uzun olmalı?

Sabit bir kural yok. İyi bir alışkanlık birkaç cümle söylemektir: fikrin, bir neden ve bir örnek. “Yes” ya da “I don't know” gibi çok kısa cevaplar sınav görevlisine dinleyecek az şey verir. Çok uzun cevaplarda ana fikir kaybolabilir. Sınav görevlisini dinle. Devam edebilir ya da sana daha fazla soru sorabilir.

Fikrim alışılmadık olursa ne olur?

Sorun değil. Sınav görevlisi genelde fikirlerini değil, İngilizceni dinler. Dürüst her fikri söyleyebilirsin, yeter ki net anlat. Kişisel görüşünü paylaşmak istemezsen, çoğu insanın ne düşündüğünü anlatabilirsin.

Konuşurken fikrimi değiştirebilir miyim?

Evet. İnsanlar gerçek konuşmalarda bunu yapar. “Actually, now that I think about it...” diyip devam edebilirsin. Bu doğal bile duyulabilir. Sadece sonunda son fikrini net söylemeye çalış.