Bu sayfada
Hangi soruları duyabilirsin?
Planlarla ilgili sorular genelde kısa ve kişiseldir. Sınav görevlisi “What are you doing this weekend?” ya da “What would you like to do in the future?” diye sorabilir. Bazen soru yeni bir beceri öğrenmek gibi bir hedefle ilgilidir. Bazen de bu akşamki yemek gibi küçük bir konudur. Zamana dikkat et: bu hafta sonu, gelecek yıl, bir gün. Bu, kelimelerini seçmene yardım eder. Soruyu anlamazsan tekrar etmesini isteyebilirsin. Çoğu sınav görevlisi memnuniyetle tekrar eder.
Could you say that again, please?
Bunu tekrar söyleyebilir misiniz, lütfen?
Do you mean this weekend or in the future?
Bu hafta sonunu mu yoksa gelecekte olanı mı soruyorsunuz?
That's a nice question. Let me think for a second.
Güzel bir soru. Bir saniye düşüneyim.
Gelecekten bahsetmenin kolay yolları
İngilizcede planlardan bahsetmenin birkaç basit yolu var. Kararını verdiğin şeyler için “I'm going to” kullan. Henüz kesin olmayan fikirler için “I'm planning to” ya da “I'm hoping to” kullan. Dilekler ve hayaller için “I'd like to” kullan. Emin değilsen “I might” de. Kusursuz dilbilgisi gerekmez. Bunlardan iki üçünü seç ve iyi kullan. Hepsini biraz karıştırmak doğal duyulur ve çeşitlilik gösterir.
I'm going to visit my cousin on Saturday.
Cumartesi günü kuzenimi ziyaret edeceğim.
I'm hoping to find a job in a hospital one day.
Bir gün bir hastanede iş bulmayı umuyorum.
I might take a short course next year, but I'm not sure yet.
Gelecek yıl kısa bir kursa katılabilirim ama henüz emin değilim.
Cevabını biraz uzat
Tek kelimelik cevap çok kısa kalır. Basit bir kalıp dene: plan, neden, ayrıntı. Önce planını söyle. Sonra nedenini söyle. Sonra kim, nerede ya da ne zaman gibi küçük bir ayrıntı ekle. Örneğin: “I'm going to cook for my friends on Sunday, because it's my friend's birthday. I want to make a dish from my home country.” Kısa bir soru için bu yeterli. Daha uzun bir soruda ikinci bir fikir ekleyebilirsin. Plan hakkında ne hissettiğini de söyleyebilirsin.
I want to do this because it's important to me.
Bunu yapmak istiyorum çünkü benim için önemli.
I'm going to do it with my sister, so it will be fun.
Bunu kız kardeşimle yapacağım, o yüzden eğlenceli olacak.
I'm a bit nervous about it, but also excited.
Biraz gergin ama aynı zamanda heyecanlıyım.
Planın yoksa ne söylersin?
Bazen gerçekten hiç planın olmaz. Sorun değil. Yine de güzel bir cevap verebilirsin. Genelde neler yaptığını ya da neler yapabileceğini anlat. Sahip olmak istediğin bir plandan da bahsedebilirsin. Sınav görevlisi senin İngilizceni dinler, gerçek hayatını kontrol etmez. Küçük ve basit bir fikir, sessiz kalmaktan iyidir. Cevabını sakin ve samimi tut. Mümkünse bir neden de ver.
To be honest, I don't have big plans this weekend.
Dürüst olmak gerekirse bu hafta sonu için büyük planım yok.
I'll probably just relax at home and see some friends.
Muhtemelen evde dinlenip birkaç arkadaşımı göreceğim.
I haven't decided yet, but I'd love to try something new.
Henüz karar vermedim ama yeni bir şey denemeyi çok isterim.
Daha büyük hedeflerden bahsetmek
Bazı sorular iş, eğitim ya da aile hayatı gibi uzun vadeli hedefleri sorar. Bir hayalinden, şu an attığın bir adımdan ve sıradaki adımdan bahsedebilirsin. Örneğin: “I'd like to work as a teacher. At the moment I'm improving my English. Next, I'm hoping to take a training course.” Bu, net bir sıra gösterir. “First, then, after that, in the end” gibi bağlaçlar kullan. Sınav görevlisinin seni takip etmesini kolaylaştırır. Normal bir hızda konuş ve küçük duraklamalar yap.
In the long term, I'd like to work with children.
Uzun vadede çocuklarla çalışmak istiyorum.
Right now, I'm working on my English every day.
Şu an her gün İngilizcem üzerinde çalışıyorum.
After that, I'm planning to look for a training course.
Ondan sonra bir eğitim kursu aramayı planlıyorum.
Sık sorulan sorular
Planlarım hakkında doğruyu söylemem gerekir mi?
Gerçek planlardan bahsedince birçok kişi daha rahat eder, çünkü kelimeler kolay gelir. Ama sınav görevlisi genelde hayatını değil İngilizceni önemser. Gerçek planların özelse ya da sıkıcıysa basit, kolay bir fikir seçip onu açıkça anlatabilirsin.
“Going to” ile “will” kelimelerini karıştırırsam sorun olur mu?
Genelde olmaz. Birçok kişi bunları karıştırır ve anlam yine de açık kalır. “I'm going to”, “I'd like to” ve “I might” gibi birkaç farklı kalıp kullanmaya çalış. Bu çeşitlilik gösterir. Küçük yanlışlar için durup endişelenme. Konuşmaya devam et ve açık ol.
Konuşurken bir kelimeyi unutursam ne yapayım?
Bu herkesin başına gelir. Sakin kal ve başka kelimeler kullan. “I don't remember the word, but it's a place where...” diyip anlatabilirsin. Bu işe yarayan bir beceridir ve cevabını akıtır. Kısa bir duraklama da sorun değil.