Bu sayfada
Sahneyi kurarak başla
Önce olayın ne zaman ve nerede geçtiğini söyle. Kısa tut. Bir ya da iki cümle yeter. Böylece sınav görevlisi hikâyeni baştan takip eder. Kesin bir tarih vermen gerekmez. “A few years ago” ya da “last summer” gibi ifadeler yeterlidir. Sonra yanında kimlerin olduğunu söyle. Ne anlatacağından emin değilsen basit ve gerçek bir anı seç. Gerçekten hatırladığın bir şeyi anlatmak daha kolaydır.
I'd like to talk about a time when I visited my cousin.
Kuzenimi ziyaret ettiğim bir zamandan söz etmek istiyorum.
This happened a few years ago, when I was living in my home country.
Bu, birkaç yıl önce, kendi ülkemde yaşarken oldu.
I was with two close friends from work.
İşten iki yakın arkadaşımla birlikteydim.
Geçmiş zamanları net kullan
Hikâyenin çoğunda past simple kullanırsın: “I went”, “we saw”, “she helped”. Arka plandaki eylemler için past continuous kullan: “It was raining” ya da “I was waiting for the bus”. Kusursuz dilbilgisi için çok kaygılanma. Yanlış söylersen hızlıca düzeltip devam edebilirsin. Sınav görevlileri çoğunlukla net anlaşmaya bakar, yalnızca doğru dilbilgisine değil. Sınavdan önce went, saw, took, felt ve made gibi düzensiz fiillere göz at.
I was walking home when I saw something strange.
Eve yürürken tuhaf bir şey gördüm.
We arrived late, so we missed the first part.
Geç vardık, bu yüzden ilk bölümü kaçırdık.
Sorry, I mean I took the train, not the bus.
Pardon, otobüsle değil trenle gittim demek istedim.
Hikâyeyi sırayla anlat
Bağlaçlar hikâyenin ilerlemesine yardım eder. Dinleyene önce, sonra ve en son ne olduğunu gösterir. Sadece “and then” demek yerine birkaç farklı bağlaç dene. “Suddenly” ya da “after a while” gibi küçük sözcükler de hikâyeni ilginç yapar. Cümlelerini kısa ve net tut. Yerini kaybedersen dur, nefes al ve bir bağlaçla devam et. Kısa bir sessizlik normaldir.
At first, I felt quite nervous about it.
Başta bu konuda epey gergindim.
After that, things started to go better.
Ondan sonra işler daha iyi gitmeye başladı.
In the end, everything worked out well.
Sonunda her şey yoluna girdi.
Duygu ve ayrıntı ekle
İyi bir hikâye sadece eylemlerin listesi değildir. Ne hissettiğini ve nedenini söyle. Bir ya da iki küçük ayrıntı ekle: bir ses, bir renk, birinin söylediği bir söz. Cevabın böylece daha kişisel ve doğal olur. Excited, surprised, relieved ya da disappointed gibi sıfatlar da kullanabilirsin. Her duygunun nedenini açıklamaya çalış. Bu, durmadan daha uzun konuşmana da yardımcı olur.
I felt really relieved when I heard the news.
Haberi duyunca gerçekten rahatladım.
I still remember the smell of fresh bread in that street.
O sokaktaki taze ekmek kokusunu hâlâ hatırlıyorum.
I was surprised because I didn't expect so many people.
Şaşırdım, çünkü o kadar çok insan beklemiyordum.
Sonunu ne ifade ettiğiyle bitir
Hikâyeni kısa bir değerlendirmeyle bitir. Bu anıyı neden hatırladığını ya da ondan ne öğrendiğini söyle. Böylece cevabının net bir sonu olur ve aniden kesilmez. Sınav görevlisi ek sorular sorarsa dikkatle dinle. Soruyu tekrar etmesini istemekte sorun yok. Sonra sadece “yes” ya da “no” demek yerine tam bir cümleyle cevap ver. Mümkünse bir neden ya da örnek ekle.
Looking back, I think it taught me to be more patient.
Geriye bakınca, bana daha sabırlı olmayı öğrettiğini düşünüyorum.
That's why this day is still special to me.
İşte bu yüzden o gün benim için hâlâ özel.
Sorry, could you repeat the question, please?
Pardon, soruyu tekrar eder misiniz lütfen?
Sık sorulan sorular
İyi bir anı hatırlayamazsam ne yapayım?
Küçük bile olsa basit ve gerçek bir anı seç. Bir gün gezisi, arkadaşlarla yenen bir yemek ya da yeni öğrendiğin bir şey işe yarar. Küçük bir olayı net anlatmak, büyük bir olayı karışık anlatmaktan genellikle daha iyidir.
Hikâye uydurabilir miyim?
Çoğu kişi gerçek bir anıyı daha kolay bulur, çünkü ayrıntılar kendiliğinden gelir. Ama asıl önemli olan net konuşmak ve devam etmek. Kendine güvenle konuşmanı sağlayan hangisiyse onu seç.
Bir sözcüğü unutursam ne yapayım?
Uzun süre durma. Fikri başka sözcüklerle anlat. Örneğin “key” sözcüğünü unuttuysan “the thing you use to open a door” diyebilirsin. Bu, anlatmaya devam edebildiğini gösterir ve işe yarayan bir beceridir.