Bu sayfada

Prova soruları

01

Tell me about a time a shipment was late.

Bana bir sevkiyatın geciktiği bir anı anlat.

Neden soruyorlar?

Dana, işler ters gittiğinde sakin kalıp hızlı hareket edip etmediğini görmek istiyor.

Bunu dene

Tek bir gerçek hikâye anlat. Neyin geciktiğini, önce ne yaptığını ve nasıl bittiğini söyle. Sadece “biz” deme, “ben” de kullan. Örnek: 'A container was stuck at the port, so I called the carrier the same day.' (Bir konteyner limanda takılmıştı, ben de aynı gün taşıyıcıyı aradım.)

02

A key supplier misses a date. What do you do in the first hour?

Önemli bir tedarikçi teslim tarihini kaçırdı. İlk saatte ne yaparsın?

Neden soruyorlar?

Dana, baskı altında ilk adımlarını ve insanları haberdar edip etmediğini merak ediyor.

Bunu dene

Adımları sırayla ve net anlat. Mesela: sipariş durumuna bak, tedarikçiden yeni tarih iste, sonra bekleyenlere haber ver. Başka bir tedarikçi ya da kısmi teslimat gibi bir yedek plandan da bahset.

03

How do you work with your suppliers, in good times and when things go wrong?

Tedarikçilerinle nasıl çalışırsın, hem iyi zamanlarda hem işler ters gittiğinde?

Neden soruyorlar?

Sorunlar sık çıkar. Dana, önceden plan yapan ve sorunları tedarikçiyle karşı karşıya gelmeden, birlikte çözen birini arıyor.

Bunu dene

Tek bir alışkanlığını söyle. Örnek: 'I call my main suppliers every week and confirm dates by email.' (Ana tedarikçilerimi her hafta arar, tarihleri e-postayla teyit ederim.) Nazik ama net kalmayı nasıl yaptığını anlat. Birlikte çözdüğünüz bir sorundan kısa bir örnek ver.

04

How do you handle a stock shortage?

Stok sıkıntısıyla nasıl başa çıkarsın?

Neden soruyorlar?

Stok bitince iş durur. Dana, nasıl tepki verdiğini ve bir dahaki sefere nasıl önlediğini görmek istiyor.

Bunu dene

Sorunu nasıl fark ettiğini söyle, mesela raporda düşük stok seviyesi. İlk adımlarını anlat: tedarikçiyle konuş, başka bir kaynak bul ya da ekibe haber ver. Sonra tekrarını önlemek için neyi değiştirdiğini ekle.

05

What numbers do you check, and how often?

Hangi rakamlara bakarsın ve ne sıklıkla?

Neden soruyorlar?

Dana net rakamları seviyor. Hangi verileri her gün takip ettiğini bilmek istiyor.

Bunu dene

Gerçek verileri say: stok seviyeleri, tedarik süreleri, teslim tarihleri, maliyetler ya da raporlar. Ne sıklıkla ve hangi araçla baktığını söyle. Örnek: 'I check stock levels in a spreadsheet every morning.' (Her sabah bir tabloda stok seviyelerine bakarım.)

06

Tell me about a decision you made because of data.

Bana veriye dayanarak aldığın bir kararı anlat.

Neden soruyorlar?

Rakamlara bakmak yetmez. Dana, onları karar vermek için kullandığını görmek istiyor.

Bunu dene

Rakamları ve kararı söyle. Örnek: 'I track lead times in a spreadsheet, so I order again before stock gets low.' (Tedarik sürelerini bir tabloda takip ederim, böylece stok azalmadan yeniden sipariş veririm.) Mümkünse kararından sonra neyin değiştiğini de anlat.

07

How do you plan your week when there are many orders to track?

Takip edilecek çok sipariş varken haftanı nasıl planlarsın?

Neden soruyorlar?

Bir koordinatör aynı anda birçok siparişle ilgilenir. Dana, nasıl düzenli kaldığını duymak istiyor.

Bunu dene

Önceliği nasıl belirlediğini anlat, mesela teslim tarihine ya da acil müşterilere göre. Liste ya da tablo gibi araçlarından bahset. Erken fark ettiğin bir sorundan kısa, gerçek bir örnek ekle. Hangi işten olduğu fark etmez.

08

Tell me about a time you disagreed with a colleague or supplier.

Bir iş arkadaşınla ya da tedarikçiyle anlaşamadığın bir anı anlat.

Neden soruyorlar?

Tedarik zinciri işi iyi bir ekip çalışması ister. Dana, anlaşmazlıkları sakin çözüp çözmediğini görmek istiyor.

Bunu dene

Gerçek ve küçük bir örnek seç. Anlaşmazlığın ne olduğunu, nasıl dinlediğini ve kendin ne yaptığını söyle. Tarih ya da rakam gibi gerçeklere odaklan. Nasıl bittiğini ve ne öğrendiğini anlat.

09

How do you keep people informed when a delivery is delayed?

Bir teslimat gecikince insanları nasıl haberdar edersin?

Neden soruyorlar?

İyi iletişim, ekibin ve müşterilerin plan yapmasına yardım eder. Dana buna çok önem veriyor.

Bunu dene

Kime haber verdiğini söyle: depo, satış ya da müşteri. Nasıl yaptığını da söyle: telefon, e-posta ya da ortak bir rapor. Yeni bir tarih verdiğini ve işler değişince yeniden bilgilendirdiğini anlat.

10

How do you reduce shipping costs without hurting delivery times?

Teslim sürelerini bozmadan nakliye maliyetlerini nasıl düşürürsün?

Neden soruyorlar?

Maliyet önemli, zamanında teslimat da öyle. Dana, ikisini dengeleyebildiğini görmek istiyor.

Bunu dene

Kullandığın gerçek bir fikir ver: küçük siparişleri birleştirmek, taşıyıcıları karşılaştırmak ya da pahalı hızlı nakliyeden kaçınmak için daha erken sipariş vermek gibi. Baktığın rakamları söyle, mesela teslimat başına maliyet ya da teslim tarihleri.

İngilizce prova

Let me think of a good example.

İyi bir örnek düşüneyim.

Clara
AI koç

Leo
AI koç

Deneyebileceğin cümleler

Let me think of a good example.

İyi bir örnek düşüneyim.

First, I checked where the shipment was, and then I told the people who were waiting.

Önce sevkiyatın nerede olduğuna baktım, sonra bekleyen insanlara haber verdim.

I check stock levels and lead times every morning.

Her sabah stok seviyelerine ve tedarik sürelerine bakarım.

I confirm delivery dates with suppliers by email, so we have them in writing.

Teslim tarihlerini tedarikçilerle e-postayla teyit ederim, böylece yazılı olur.

Because the lead time was longer, I placed the order earlier.

Tedarik süresi uzun olduğu için siparişi daha erken verdim.

In the end, the order arrived two days late, but I kept the customer updated.

Sonunda sipariş iki gün geç geldi ama müşteriyi sürekli bilgilendirdim.

Sık sorulan sorular

Daha önce hiç tedarik zincirinde çalışmadıysam ne olacak?

Başka işlerden örnekler kullanabilirsin. Sipariş, teslimat, stok ya da son tarihleri takip ettiğin anları düşün. Mesela bir mağazada, restoranda ya da depoda. Kendi yaptıklarını ve ne öğrendiğini anlat. Dana gerçek eylemlere ve net düşünmeye önem veriyor.

Cevaplarım ne kadar uzun olmalı?

Yaklaşık bir dakika yeterli: durum, ne yaptığın ve nasıl bittiği. “I called” ya da “I checked” gibi “ben” cümleleri kur. Cevabın fazla genel olursa Dana şunu sorabilir: 'What did you do yourself?' (Kendin ne yaptın?) O zaman yavaşla ve kendi adımlarını söyle.

Bir soruyu anlamazsam ne yapayım?

Sormanda sorun yok. Şöyle diyebilirsin: 'Sorry, could you say that again, please?' (Üzgünüm, lütfen tekrar eder misin?) ya da 'Do you mean a supplier problem or a customer problem?' (Tedarikçi sorununu mu yoksa müşteri sorununu mu kastediyorsun?) Düşünmek için biraz durmak da olur. Şöyle diyebilirsin: 'Let me think of a good example.' (İyi bir örnek düşüneyim.)