Bu sayfada
Prova soruları
Tell me about a time you helped someone find what they needed.
Birinin ihtiyacı olan şeyi bulmasına yardım ettiğin bir anı anlatır mısın?
Neden soruyorlar?Ziyaretçilere gerçek hayatta nasıl yardım ettiğini görmek isterler. Sadece teoriyi merak etmezler.
Kısa ve gerçek bir hikâye anlat. Kişinin neye ihtiyacı olduğunu, hangi soruları sorduğunu ve ne yaptığını söyle. Sonucla bitir. Örneğin: bir adamın bir forma ihtiyacı vardı, birkaç soru sordum ve formu birlikte bulduk.
How would you help a visitor who looks lost?
Kaybolmuş gibi görünen bir ziyaretçiye nasıl yardım edersin?
Neden soruyorlar?Birçok ziyaretçi kütüphanede kendini emin hissetmez. Bunu fark eden, güler yüzlü birini isterler.
Gülümseyeceğini, merhaba diyeceğini ve ne aradığını soracağını söyle. Sonra sadece eliyle göstermeyip yerini birlikte göstereceğini anlat. Bulup bulmadığını kontrol edeceğini ekle.
What do you enjoy about helping people?
İnsanlara yardım etmenin nesini seviyorsun?
Neden soruyorlar?Bütün gün insanlara yardım edilen bir işte mutlu olup olmayacağını merak ederler.
Dürüst ve sade ol. Bir sebep ve küçük bir örnek ver. Örneğin, yardımından sonra birinin daha az endişelenmesini sevdiğini söyleyebilirsin. Kısa ve gerçek tut.
Why would you like to work here?
Burada neden çalışmak istersin?
Neden soruyorlar?İşi anladığını ve kütüphaneyi önemsediğini görmek isterler.
Sadece maaştan değil, işin kendisinden söz et. Ziyaretçilere yardımı, kitapları, etkinlikleri ya da teknolojiyi anlat. Sabır, özen ve düzenli olmak gibi neler katabileceğini söyle. Bir ya da iki net sebep yeter.
How do you keep things in order, or plan a busy day?
İşleri nasıl düzenli tutarsın ya da yoğun bir günü nasıl planlarsın?
Neden soruyorlar?Kütüphanelerin düzene ihtiyacı var. Kitaplar, iadeler ve işler doğru yerde olmalı.
Gerçek bir alışkanlığını anlat. Örneğin: önce iade edilenleri ayırırım, kütüphane açılmadan kitapları yerine koyarım. Listeleri, etiketleri kontrol etmeyi ya da en önemli işi önce yapmayı da söyleyebilirsin.
Tell me about a time you had too many tasks at once. What did you do first?
Aynı anda çok fazla işin olduğu bir anı anlatır mısın? Önce ne yaptın?
Neden soruyorlar?Yoğun olduğunda en önemli işi nasıl seçtiğini görmek isterler.
İşleri anlat, hangisini önce yaptığını ve nedenini söyle. Bir liste yapmayı, bir iş arkadaşından yardım istemeyi ya da insanlara ne zaman hazır olacağını söylemeyi anlatabilirsin. Sakin ve net kal.
How would you help someone use a computer?
Birine bilgisayar kullanmasında nasıl yardım edersin?
Neden soruyorlar?Birçok ziyaretçi bilgisayar, yazıcı ya da internet hesaplarında yardıma ihtiyaç duyar. Sabır çok önemlidir.
Adımlarını anlat. Örneğin: ne yapmak istediğini sorarım. Bir adımı gösteririm, sonra kendisinin denemesine izin veririm. Yavaş giderim ve anladığından emin olurum. İşi hiç elinden almadığını ve acele ettirmediğini söyle.
A visitor is angry because the computers are down. What do you do?
Bilgisayarlar çalışmadığı için bir ziyaretçi kızgın. Ne yaparsın?
Neden soruyorlar?Ziyaretçi üzgünken sakin ve nazik kalıp kalamadığını merak ederler.
Önce dinleyeceğini ve sorun için üzgün olduğunu söyleyeceğini anlat. Ne olduğunu basit sözlerle açıkla. Başka bir seçenek sun, mesela başka bir saat ya da başka bir hizmet. Sorunu çözebilecek bir çalışanı haberdar et.
How would you help at a busy library event?
Yoğun bir kütüphane etkinliğinde nasıl yardım edersin?
Neden soruyorlar?Kütüphaneler masal saati ya da konuşma gibi etkinlikler yapar. Yardım edebilen ve düzenli kalan insanlara ihtiyaçları var.
Bir liste yapıp her işi kontrol edeceğini söyle: sandalyeler, malzemeler, tabelalar. Etkinlik gününde insanları karşılayıp sorularını cevaplayacağını anlat. Daha önce bir etkinlikte yardım ettiysen o örneği ver.
Can you give an example?
Bir örnek verebilir misin?
Neden soruyorlar?Müdürler bir cevap fazla genel kaldığında bunu sorar. Gerçek deneyimden bir kanıt isterler.
Endişelenme. Biraz dur ve şunu söyle: Let me think of a good example. Sonra kısa bir hikâye anlat: durum, yaptığın şey ve sonuç. İşten, gönüllülükten ya da günlük hayattan örnekler olabilir.
Let me think of a good example.
İyi bir örnek düşüneyim.

Clara
AI koç

Leo
AI koç
Deneyebileceğin cümleler
Let me think of a good example.
İyi bir örnek düşüneyim.
I would ask what they need, then show them where it is.
Neye ihtiyaçları olduğunu sorar, sonra yerini gösterirdim.
For a busy event, I would make a list and check each task.
Yoğun bir etkinlik için bir liste yapar ve her işi kontrol ederdim.
I show one step, then I let them try it themselves.
Bir adımı gösteririm, sonra kendilerinin denemesine izin veririm.
I'm sorry about that. Let me see how I can help.
Bunun için üzgünüm. Nasıl yardım edebileceğime bir bakayım.
First I would do the most important task, then the next one.
Önce en önemli işi yapar, sonra sıradakine geçerdim.
Sık sorulan sorular
Hiç kütüphanede çalışmadıysam ne olur?
Sorun değil. Başka işlerden, gönüllülükten, okuldan ya da günlük hayattan örnekler kullanabilirsin. Mesela bir dükkânda müşteriye yardım etmek ya da bir yakınına telefon kullanmayı göstermek. Müdür, insanlara nasıl yardım ettiğini, nasıl düzenli kaldığını ve ne kadar sabırlı olduğunu görmek ister.
Bir soruyu anlamazsam ne yapmalıyım?
Kibarca sorabilirsin. Şöyle diyebilirsin: Sorry, could you say that again, please? Ya da: Do you mean an example from work? Bu çok normal. İyi cevap vermek istediğini gösterir. Cevap vermeden önce kısa bir süre düşünebilirsin.
Cevaplarım ne kadar uzun olmalı?
Çoğu cevap dört ila altı cümle olabilir. Ne olduğunu, ne yaptığını ve sonucu anlat. Müdür daha fazlasını isterse sorar. Gerçek bir örnekle verilen kısa ve net cevaplar, uzun ve genel cevaplardan daha iyidir.