Bu sayfada

Prova soruları

01

Tell me about a network problem you solved. What happened?

Çözdüğün bir ağ sorunundan bahset. Ne oldu?

Neden soruyorlar?

Gerçek bir sorunu adım adım, kendi sözlerinle nasıl çözdüğünü görmek isterler.

Bunu dene

Üç bölüm kullan: ne bozuldu, nedenini nasıl buldun, nasıl düzelttin. Sadece “we” değil, “I” de de. Örnek: “Our office lost internet. I checked the logs and found a bad switch port.” (Ofisimizin interneti gitti. Kayıtlara baktım ve bozuk bir switch portu buldum.)

02

What did you check first?

İlk olarak neye baktın?

Neden soruyorlar?

Tahmin yürütmek yerine mantıklı bir yerden başlayıp başlamadığını öğrenmek isterler.

Bunu dene

İlk adımını açıkça söyle. Uyarılara, kayıtlara ya da fiziksel bağlantıya bakmış olabilirsin. Sonra neden oradan başladığını anlat. Örnek: “First I checked the logs, because they show recent errors.” (Önce kayıtlara baktım, çünkü son hataları gösterirler.)

03

How did you find the cause?

Nedenini nasıl buldun?

Neden soruyorlar?

Belirtiyle yetinmeyen, fikirleri deneyip asıl nedene ulaşan bir mühendis ararlar.

Bunu dene

Seçenekleri nasıl daralttığını anlat. Neyi denediğini ve neyi elediğini söyle. Örnek: “I tested the cable, then the port. The port was the problem.” (Önce kabloyu, sonra portu denedim. Sorun porttaydı.)

04

How did you know it was fixed?

Sorunun çözüldüğünü nasıl anladın?

Neden soruyorlar?

İşini kontrol ettiğini ve sorunun gerçekten bittiğini doğruladığını görmek isterler.

Bunu dene

Düzeltmeden sonra nasıl test ettiğini söyle. İzlemeden, ping testinden ya da kullanıcıların onayından bahsedebilirsin. Örnek: “I pinged the server and watched the alerts for an hour. Users said it worked.” (Sunucuya ping attım ve bir saat uyarıları izledim. Kullanıcılar çalıştığını söyledi.)

05

How do you plan a change on a live network?

Canlı bir ağda değişikliği nasıl planlarsın?

Neden soruyorlar?

Değişiklikler kesintiye yol açabilir. Harekete geçmeden önce plan yapan, dikkatli biri isterler.

Bunu dene

Net adımlar ver: önce test et, değişiklik penceresi ayır, etkilenenlere haber ver, geri alma planı yaz. Örnek: “I test it first, book a change window, and write a rollback plan.” (Önce test ederim, değişiklik penceresi ayırırım ve geri alma planı yazarım.)

06

What do you do if a change fails?

Bir değişiklik başarısız olursa ne yaparsın?

Neden soruyorlar?

Güvenli bir geri dönüş yolun olup olmadığını ve sakin kalıp kalmadığını öğrenmek isterler.

Bunu dene

Geri alma planından bahset. Değişikliği geri almak için adımları izlediğini söyle. Ağın yeniden çalıştığını kontrol ettiğini ve ekibe haber verdiğini anlat. Sonra tekrar denemeden önce nedenini araştırdığını ekle.

07

Who do you tell before you make a change?

Değişiklik yapmadan önce kime haber verirsin?

Neden soruyorlar?

İyi iletişim, kullanıcıların ve diğer ekiplerin sürprizle karşılaşmasını önler.

Bunu dene

Haber verdiğin grupları say. Yöneticin, diğer ekipler ya da fark edebilecek kullanıcılar olabilir. Ne zaman ve nasıl haber verdiğini söyle. Örneğin e-posta ya da değişiklik talebi ile.

08

Do you keep notes or documentation? How?

Not tutar ya da dokümantasyon hazırlar mısın? Nasıl?

Neden soruyorlar?

Net notlar ekibin sorunları daha hızlı çözmesine ve geçmiş değişiklikleri anlamasına yardım eder.

Bunu dene

Neyi, nereye yazdığını söyle. Örnek: “I always write down what I changed and why.” (Neyi neden değiştirdiğimi her zaman yazarım.) Kullanıyorsan şemalardan, taleplerden ya da ortak bir belgeden bahset.

09

How do you handle on-call work?

Nöbet işini nasıl yönetirsin?

Neden soruyorlar?

Gece bir şey bozulduğunda sakin kalan ve düzenli çalışan birini ararlar.

Bunu dene

Adımlarını anlat: önce uyarılara bak, her adımı not al, gerekirse yardım iste. Örnek: “When I get a call at night, I check the alerts first and note each step.” (Geceleyin çağrı aldığımda önce uyarılara bakarım ve her adımı not ederim.)

10

When do you ask for help during an incident?

Bir olay sırasında ne zaman yardım istersin?

Neden soruyorlar?

Sınırlarını bilen ve çok beklemeyen birini isterler.

Bunu dene

Yardım istemenin normal olduğunu söyle. Net bir an ver. Mesela sorun çok kullanıcıyı etkilediğinde ya da bir süre sonra tıkandığında. Kime ulaştığını da anlat.

İngilizce prova

Let me think of a good example.

İyi bir örnek düşüneyim.

Clara
AI koç

Leo
AI koç

Deneyebileceğin cümleler

Let me think of a good example.

İyi bir örnek düşüneyim.

First I checked the logs, then I tested my idea.

Önce kayıtlara baktım, sonra fikrimi test ettim.

I always write down what I changed and why.

Neyi neden değiştirdiğimi her zaman yazarım.

Before any change, I test it and write a rollback plan.

Her değişiklikten önce test eder ve geri alma planı yazarım.

When I get an alert, I check what it says first.

Bir uyarı aldığımda önce ne dediğine bakarım.

If I am stuck, I ask a teammate for help early.

Tıkanırsam bir ekip arkadaşımdan erkenden yardım isterim.

Sık sorulan sorular

İngilizcede hata yaparsam ne olur?

Sorun değil. Kısa ve net cümleler kur. Mülakatı yapan kişi net adımlar ve gerçek örnekler duymak ister. Zamana ihtiyacın olursa “Let me think of a good example.” (İyi bir örnek düşüneyim.) de. Bir soruyu anlamazsan kibarca sor: “Could you say that again, please?” (Lütfen tekrar eder misiniz?)

Cevaplarımda “I” mı “we” mi demeliyim?

Kendi yaptığın şeyler için “I” de. Ekipten bahsetmek sorun değil. Ama mülakatı yapan kişi senin kendi adımlarını bilmek ister. Sadece “we” dersen “What did you do yourself?” (Kendin ne yaptın?) diye sorabilir.

Cevaplarım ne kadar uzun olmalı?

Kısa cevaplar yeterli. Birkaç net cümle yeter. Sorun hikâyesinde neyin bozulduğunu, nedenini ve çözümünü anlat. Mülakatı yapan kişi daha fazla ayrıntı isterse yeni bir soru sorar.