Bu sayfada
01

Mülakattan önce

Önce genelde bir yönetici ya da işe alım uzmanı seni arar veya sana e-posta yazar. Sana uygun olup olmadığını anlamak için birkaç kısa soru sorabilir. Sonra seni mülakata çağırır. Mülakat yüz yüze, görüntülü ya da telefonla olabilir. İş ilanını bir kez daha oku ve bu işi neden istediğini düşün. Eski işlerinden iki üç kısa hikâye hazırla. Saat ya da yer konusunda emin değilsen sormak çok normal. İnsanlar ayrıntıları kibarca sormanı genelde sever.

Thank you for getting in touch. I'd love to come in for an interview.

Bana ulaştığın için teşekkürler. Mülakata gelmek isterim.

Could you please confirm the time and the address?

Saati ve adresi teyit edebilir misin?

Is there anything I should bring with me?

Yanımda getirmem gereken bir şey var mı?

02

Merhaba ve sohbet

Birçok mülakat kısa bir sohbetle başlar. Karşındaki günün nasıl geçtiğini ya da yeri kolay bulup bulmadığını sorabilir. Bu normal ve samimidir. Uzun cevap vermen gerekmez. Gülümse, kısa tut ve rahat ol. Yeni Zelanda'da insanlar yöneticilere bile çoğunlukla adlarıyla hitap eder. “Call me Sam” derlerse sen de adını kullanabilirsin. Hafif bir el sıkışma yaygındır, ama karşındakinin yaptığına uy. Sohbet, asıl sorulardan önce herkesi rahatlatır.

Hi, I'm Lina. Nice to meet you.

Merhaba, ben Lina. Tanıştığımıza memnun oldum.

Yes, I found it easily, thanks. How are you?

Evet, kolayca buldum, teşekkürler. Sen nasılsın?

Thanks for having me today.

Bugün beni ağırladığın için teşekkürler.

03

Sık sorulan sorular ve cevaplar

Mülakatçılar çoğu zaman “Tell me about yourself” diye başlar. Kısa tut: iş geçmişin, becerilerin ve bu işi neden istediğin. Birçok soru örnek ister, mesela “Tell me about a time you solved a problem.” Kolay bir yol var: durumu anlat, ne yaptığını söyle, sonra ne olduğunu anlat. Dürüst ve alçakgönüllü ol, ama güçlü yanlarını saklama. Yeni Zelandalılar çoğu zaman takım çalışmasına, olumlu tutuma ve birlikte çalışması kolay biri olmaya değer verir. Cevap vermeden önce durup düşünmek sorun değil.

In my last job, I was responsible for helping customers every day.

Son işimde her gün müşterilere yardım etmekten sorumluydum.

Let me think about that for a moment.

Bir an düşünmeme izin ver.

One example is when our team had a very busy week, and I...

Bir örnek, ekibimizin çok yoğun bir hafta geçirdiği zamandı ve ben…

04

Yurt dışı deneyimini anlatmak

Başka bir ülkedeki deneyimin değerlidir. Onu kolay anlaşılır şekilde anlat. Basit iş unvanları kullan ve her gün gerçekte ne yaptığını söyle. Bazı mülakatçılar senin ülkendeki şirketleri ya da sistemleri bilmeyebilir. Bu yüzden biraz bağlam ver. Burada işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmeye hazır olduğunu da gösterebilirsin. İngilizcen hâlâ gelişiyorsa sorun değil. Yavaş ve net konuş. Bir soruyu anlamazsan tekrar etmesini iste. Bu zayıflık değil, özgüven gösterir.

Back home, I worked for five years in a similar role.

Ülkemde beş yıl benzer bir görevde çalıştım.

My main tasks were planning, checking quality, and training new staff.

Başlıca görevlerim planlama, kalite kontrolü ve yeni çalışanları eğitmekti.

Sorry, could you say that again, please?

Üzgünüm, bunu tekrar söyleyebilir misin?

05

Senin soruların ve veda

Sonlara doğru mülakatçı genelde “Do you have any questions for us?” diye sorar. Bir ya da iki soru sormak iyi olur. Ekibi, normal bir günü ya da sonraki adımları sorabilirsin. Bu, ilgini gösterir. Sonra vakit ayırdıkları için teşekkür et. Mülakattan sonra birçok kişi kısa bir teşekkür e-postası gönderir. Birkaç gün içinde haber alabilirsin, daha uzun da sürebilir. Hiç haber gelmezse kibar bir takip mesajı genelde sorun olmaz.

What does a typical day look like in this role?

Bu görevde tipik bir gün nasıl geçiyor?

What are the next steps after today?

Bugünden sonraki adımlar neler?

Thank you so much for your time. I really enjoyed talking with you.

Vakit ayırdığın için çok teşekkürler. Seninle konuşmak çok hoşuma gitti.

Sık sorulan sorular

Yeni Zelanda'da mülakata ne giymeliyim?

İşe göre değişir. Ofis işlerinde insanlar genelde düzgün, rahat şık giyer. Zanaat ya da elle yapılan işlerde temiz ve derli toplu kıyafet çoğu zaman yeterlidir. Emin değilsen iş yerinde giyim tarzının ne olduğunu kibarca sorabilirsin.

Bir soruyu anlamazsam sorun olur mu?

Hayır, hiç sorun olmaz. Birçok kişi mülakatçıdan soruyu tekrar etmesini ya da açıklamasını ister. “Sorry, could you say that another way?” diyebilirsin. Mülakatçılar bunu genelde sever, çünkü senin gerçek cevabını duymak ister.

Kendimden çok mu söz etmeliyim, yoksa alçakgönüllü mü kalmalıyım?

Dengeyi bulmaya çalış. Yeni Zelanda'da insanlar çoğu zaman samimi ve mütevazı bir tarzı sever. Yine de becerilerini net anlatman gerekir. İşinden gerçek örnekler kullan. Böylece övünmüş gibi görünmeden güçlü yanlarını gösterirsin.