Bu sayfada
Prova soruları
Tell me how you keep a busy office running well.
Yoğun bir ofisin düzgün işlemesini nasıl sağladığını anlat bana.
Neden soruyorlar?Sadece iyi fikirlerin değil, net alışkanlıkların ve düzenlerin olup olmadığını görmek isterler.
Her gün ya da her hafta yaptığın iki üç şeyi söyle. Mesela her pazartesi malzemelere, ajandaya ve bekleyen tamirlere bakıyorsun. Her alışkanlığın ekibe neden yardım ettiğini anlat.
What does a normal week look like for you?
Senin için sıradan bir hafta nasıl geçiyor?
Neden soruyorlar?Gerçek işini ve zamanını nasıl planladığını görmek isterler.
Haftayı sırayla anlat. Planlamayı, malzeme kontrolünü, toplantıları ve sorun çözmeyi an. Kısa ve somut ol. Uzun bir listeden çok tek bir net örnek daha iyidir.
Tell me about a time you chose a new supplier or changed one.
Yeni bir tedarikçi seçtiğin ya da bir tedarikçiyi değiştirdiğin bir zamanı anlat.
Neden soruyorlar?Tedarikçiler para harcatır ve tüm ofisi etkiler. İyi karar verip vermediğini görmek isterler.
Sorunun ne olduğunu, seçenekleri nasıl karşılaştırdığını ve neyi seçtiğini söyle. Düşük maliyet ya da daha iyi hizmet gibi bir sonuç ekle. Kendi gerçek rakamlarını kullan, mesela yılda ne kadar tasarruf ettiğini.
Tell me about a budget you managed, with real numbers.
Yönettiğin bir bütçeyi gerçek rakamlarla anlat.
Neden soruyorlar?Ofis yöneticisi parayı takip eder. Giderleri kontrol edebildiğine dair kanıt isterler.
Bütçenin büyüklüğünü, yaptığın bir şeyi ve sonucu söyle. Elinde gerçek rakamlar varsa kullan. Emin değilsen “about” de. Kendi yaptığını belirt.
How do you keep costs under control?
Giderleri nasıl kontrol altında tutuyorsun?
Neden soruyorlar?Parayı önemsediğini söylemeni değil, yöntemlerini bilmek isterler.
Pratik adımlardan söz et: fiyat karşılaştırmak, faturaları kontrol etmek, harcamaları her ay izlemek, indirim istemek. Sonucu olan kısa bir örnek ekle.
Tell me about a problem between two people at work, and exactly what you did.
İş yerinde iki kişi arasındaki bir sorunu ve tam olarak ne yaptığını anlat.
Neden soruyorlar?Ofis yöneticileri çoğu zaman insan sorunlarında yardım eder. Sakin ve adil davrandığını görmek isterler.
Ne olduğunu, kendi adımlarını ve nasıl bittiğini anlat. İki kişiye de adil ol. Örnek: Her biriyle ayrı görüştün, dinledin, sonra birlikte bir plan yaptınız.
Follow-up: What exactly did you do yourself?
Devam sorusu: Kendin tam olarak ne yaptın?
Neden soruyorlar?Hikâyede çok “biz” dersen, onların senin payını net duymak istemesi normaldir.
Kendi yaptıkların için “I” de. “I called”, “I compared”, “I organised” gibi. Ekibe yine teşekkür edebilirsin ama kendi rolünü açık söyle.
Why do you want to be an office manager?
Neden ofis yöneticisi olmak istiyorsun?
Neden soruyorlar?İşin hangi yanını sevdiğini ve motivasyonunun sürüp sürmeyeceğini anlamak isterler.
İşin sevdiğin yanlarından söz et: düzen kurmak, insanlara yardım etmek, sorun çözmek gibi. Bunu kısa bir örnekle deneyimine bağla. Dürüst ve olumlu kal.
How do you deal with a supplier who is late or makes mistakes?
Geç kalan ya da hata yapan bir tedarikçiyle nasıl ilgilenirsin?
Neden soruyorlar?Tedarikçilerle sorun yaşanır. Sakin kalıp çözüm bulduğunu görmek isterler.
Adımlarını anlat: hemen iletişime geç, sorunu açıkça söyle, bir çözüm ve tarih belirle, sonra kontrol et. Ne zaman yeni bir tedarikçi arayacağını da söyle.
How do you decide what to do first when many things happen at once?
Aynı anda birçok şey olduğunda önce neyi yapacağına nasıl karar verirsin?
Neden soruyorlar?Yoğun bir ofiste çok istek gelir. Önceliği nasıl belirlediğini bilmek isterler.
Basit bir yöntem anlat: önce acil ve önemli işler, sonra çok kişiyi etkileyenler. Yoğun bir günden kısa bir örnek ver ve nasıl bittiğini söyle.
Let me think of a good example.
İyi bir örnek düşünmeme izin ver.

Clara
AI koç

Leo
AI koç
Deneyebileceğin cümleler
Let me think of a good example.
İyi bir örnek düşünmeme izin ver.
Each Monday I check supplies, the diary and any repairs.
Her pazartesi malzemelere, ajandaya ve tamirlere bakarım.
I kept the costs down by comparing three suppliers.
Üç tedarikçiyi karşılaştırarak giderleri düşük tuttum.
As a result, we saved about ten percent a year.
Sonuç olarak yılda yaklaşık yüzde on tasarruf ettik.
My first step was to talk to each person on their own.
İlk adımım, her biriyle ayrı ayrı konuşmak oldu.
In the end, we agreed a plan that worked for everyone.
Sonunda herkes için işe yarayan bir planda anlaştık.
Sık sorulan sorular
Kesin rakamları hatırlamazsam ne olur?
Bu çok normal. Makul bir tahmin ver ve “about” ya da “around” gibi sözcükler kullan. Mesela: “We saved about five hundred a month.” Dürüst ol. Zamandan tasarruf ya da daha az şikâyet gibi başka sonuçlardan da söz edebilirsin.
Cevaplarım ne kadar uzun olmalı?
Her cevap için yaklaşık bir dakika yeter. Ne olduğunu, ne yaptığını ve sonucu söyle. Daha fazlasını isterlerse sorarlar. Tek iyi örnekli kısa ve net cevaplar, uzun ve genel cevaplardan daha iyidir.
Cevap vermeden önce durmak sorun olur mu?
Hayır. Kısa bir duraklama düşündüğünü gösterir. “Let me think of a good example.” diyebilirsin. Sonra bir nefes al ve başla. Açık ve sakin konuşmak, hızlı konuşmaktan daha önemlidir.