Bu sayfada
01

Aramadan ya da yazmadan önce

Önce sorunu dikkatle incele. Ne zaman başladı? Kötüye gidiyor mu? Telefonunla birkaç fotoğraf ya da kısa bir video çek. Ana bilgileri basit sözcüklerle not et. Bu, konuşurken sakin kalmana yardımcı olur. Birleşik Krallık'ta birçok kişi ev sahibine ya da emlak ofisine önce mesaj ya da e-postayla ulaşır. Böylece yazılı bir kayıt olur. Acil bir durum varsa, mesela su sızıyorsa ya da soğukta ısınma yoksa, insanlar çoğu zaman ayrıca telefon da eder.

I'd like to report a problem in the flat.

Dairedeki bir sorunu bildirmek istiyorum.

It started on Monday and it's getting worse.

Pazartesi başladı ve kötüleşiyor.

I've taken some photos. Can I send them to you?

Birkaç fotoğraf çektim. Sana gönderebilir miyim?

02

Sorunu net anlatma

Mesajını kısa tut. Neyin bozulduğunu, nerede olduğunu ve seni nasıl etkilediğini söyle. Mükemmel dil bilgisi gerekmez. Basit cümleler iyi çalışır. İngilizce sözcüğü bilmiyorsan anlat. Örneğin “duvardaki, suyu ısıtan şey” de. Karşındaki kişi genelde anlar. Sadece “bozuldu” dememeye çalış. Ses, koku ya da su gibi bir iki ayrıntı ver.

The boiler isn't working, so we have no hot water.

Kombi çalışmıyor, bu yüzden sıcak suyumuz yok.

There's water coming from under the kitchen sink.

Mutfak lavabosunun altından su geliyor.

I'm not sure what it's called, but it's the white box on the wall.

Adını bilmiyorum ama duvardaki beyaz kutu.

03

Ne zaman gelebileceğini sorma

Sorunu anlattıktan sonra bir sonraki adımı sor. Ev sahipleri çoğu zaman tesisatçı ya da elektrikçi gibi bir usta gönderir. Bir gün ve saat konusunda anlaşman gerekebilir. Hangi saatlerin sana uyduğunu söylemen çok normal. Çalışıyorsan bunu belirt. Gelmeden önce arayıp aramayacaklarını da sorabilirsin. Unutmamak için gün ve saati yaz.

When do you think someone can come and look at it?

Sence biri ne zaman gelip bakabilir?

I'm at home after five on weekdays. Is that possible?

Hafta içi saat beşten sonra evdeyim. Olur mu?

Could the plumber call me before they arrive?

Tesisatçı gelmeden önce beni arayabilir mi?

04

Usta geldiğinde

Güler yüzlü ol ve sorunu göster. Neyi fark ettiğini ve ne zaman fark ettiğini anlat. Bir fincan çay ikram etmek normaldir ama zorunda değilsin. Anlamadığın sözcükler kullanırsa açıklamasını iste. Ne bulduğunu ve sonra ne olacağını sorabilirsin. Bazen usta bir parça sipariş edip başka bir gün geri gelir.

Thanks for coming. It's just through here.

Geldiğiniz için teşekkürler. Hemen şuradan.

Sorry, could you explain that in a simpler way?

Pardon, bunu daha basit anlatabilir misiniz?

Will you need to come back, or is it fixed now?

Tekrar gelmeniz gerekecek mi, yoksa şimdi tamam mı?

05

Hiçbir şey olmazsa

Bazen tamir umduğundan uzun sürer. Kibarca tekrar yazman sorun değil. Kısa bir mesaj gönder ve ilk mesajından söz et. Sorunun seni şimdi nasıl etkilediğini söyle. Sakin kal ve sözlerini net tut. Tüm mesajları ve fotoğrafları bir arada sakla. Takıldığını hissedersen birçok kişi ne yapacağı konusunda yerel bir danışma hizmetinden ya da bir arkadaşından yardım ister.

I'm just following up on my message from last week.

Geçen haftaki mesajımla ilgili tekrar yazıyorum.

The problem is still there and it's getting worse.

Sorun hâlâ duruyor ve kötüleşiyor.

Could you let me know when someone will come, please?

Biri ne zaman gelecek, lütfen haber verir misiniz?

Sık sorulan sorular

Telefon etmeli miyim, mesaj mı atmalıyım?

Birçok kişi ikisini de yapar. Mesaj ya da e-posta sana yazılı bir kayıt verir. Acil bir durum varsa telefon daha hızlı olabilir. Aramadan sonra neye karar verdiğinizi anlatan kısa bir mesaj gönderebilirsin.

Bozulan şeyin İngilizce adını bilmiyorsam ne yapmalıyım?

Anlat. Nerede olduğunu, ne renk olduğunu ya da ne işe yaradığını söyle. Fotoğraf da gönderebilirsin. İnsanlar genelde anlar ve sözcüğü sana söyleyebilir.

Tekrar yazmak kabalık olur mu?

Hayır. Birleşik Krallık'ta kibarca tekrar yazmak normaldir. Kısa ve samimi tut. İlk mesajından söz et ve sorunun hâlâ durduğunu söyle.