Bu sayfada
01

Okul ofisiyle iletişim

Okul ofisi çoğu zaman ilk durağındır. Oradaki görevliler telefona bakar, mesaj alır ve öğretmene iletir. Birçok okul e-posta ya da uygulama da kullanır. Arıyorsan önce çocuğunun adını ve sınıfını söyle. Sonra neden aradığını anlat. Anlamazsan tekrar etmelerini ya da daha yavaş konuşmalarını isteyebilirsin. Cevabı e-postayla da isteyebilirsin. Böylece sonra rahatça okursun.

Hello, I'm calling about my son, Adam, in Year Four.

Merhaba, oğlum Adam için arıyorum. Dördüncü sınıfta (Year Four).

Could you please pass a message to his class teacher?

Sınıf öğretmenine bir mesaj iletebilir misiniz?

Sorry, could you say that again more slowly, please?

Pardon, bunu daha yavaş tekrar edebilir misiniz?

02

Devamsızlığı bildirmek

Çocuğun hastaysa ve okula gidemiyorsa, okullar genellikle sabah erkenden haber vermeni ister. Çoğu zaman telefon edebilir, sesli mesaj bırakabilir ya da mesaj yazabilirsin. Çocuğunun adını, sınıfını ve kısa bir nedeni söyle. Çok ayrıntı vermen gerekmez. Çocuğun bir günden uzun gelmeyecekse bunu da söyleyebilirsin. Her okulun kendi yolu var. Seninki neyi tercih ediyor, öğren.

My daughter is unwell today, so she won't be in school.

Kızım bugün hasta, o yüzden okula gelmeyecek.

She has a temperature, so I'm keeping her at home.

Ateşi var, o yüzden onu evde tutuyorum.

I'll let you know if she needs to stay home tomorrow.

Yarın da evde kalması gerekirse size haber veririm.

03

Veli toplantısı

Veli toplantısı, çocuğunun öğretmeniyle yapılan kısa bir görüşmedir. Bazıları yüz yüze, bazıları online olur. Öğretmen genellikle çocuğunun nasıl öğrendiğini ve davrandığını anlatır. Toplantı çoğu zaman hızlı geçer. Gitmeden önce sorularını yazman işine yarar. Evde nasıl destek olabileceğini sorabilirsin. Bir kelimeyi anlamazsan anlamını sor. Öğretmenler buna alışkındır.

How is she doing in reading and maths?

Okuma ve matematikte nasıl gidiyor?

What can we do at home to help him?

Ona yardım etmek için evde ne yapabiliriz?

Sorry, what does that word mean?

Pardon, bu kelime ne demek?

04

Bir endişeni paylaşmak

Belki çocuğun mutsuz görünüyor. Belki diğer çocuklarla bir sorunu var ya da dersleri zor buluyor. Öğretmenden kısa bir görüşme isteyebilirsin. Ne fark ettiğini ve ne zamandır sürdüğünü anlat. Sakin ve sade kal. Öğretmenin sınıfta neler gördüğünü sor. Sonra birlikte bir sonraki adımda anlaş. Mesela yakında yeniden konuşabilirsiniz. Endişeli olduğunu söylemek çok normal.

I'm a bit worried about my son. Could we talk soon?

Oğlum için biraz endişeliyim. Yakında konuşabilir miyiz?

He says he feels left out at break time.

Teneffüste dışlanmış hissettiğini söylüyor.

What have you noticed in class?

Sınıfta neler fark ettiniz?

05

Dil desteği istemek

Okul mektuplarını ya da toplantıları takip etmek zorsa bunu söyleyebilirsin. Bazı okullar çevrilmiş bilgi verebilir. Bazıları toplantıya bir aile üyesinin katılmasına izin verir. Görevlilerden bir şeyleri yazmalarını ya da basit kelimeler kullanmalarını da isteyebilirsin. Yardım istemek normaldir. Ayrıca ilgili bir veli olduğunu gösterir. Çocuğunun evde hangi dili konuştuğunu da söyleyebilirsin. Bu, öğretmenin çocuğunu daha iyi anlamasına yardım eder.

My English is still improving. Could you use simple words, please?

İngilizcem hâlâ gelişiyor. Basit kelimeler kullanabilir misiniz?

Could you send me this information in writing?

Bu bilgiyi bana yazılı gönderebilir misiniz?

At home we mostly speak our first language.

Evde çoğunlukla ana dilimizi konuşuyoruz.

Sık sorulan sorular

Önce kiminle konuşmalıyım?

Genellikle sınıf öğretmeniyle. Ortaokul ve lisede ise rehber öğretmenle (form tutor). Emin değilsen okul ofisine ulaş. Kiminle konuşmanın en iyi olduğunu sor. Mesajını iletebilirler.

Öğretmene sık yazmak kaba mıdır?

Gerçek bir sorun ya da endişen varsa değil. Mesajlarını kısa ve net tut. Daha büyük konularda çok mesaj yazmak yerine görüşme iste.

Okul mektubunu anlamazsam ne yapmalıyım?

Ofisi arayabilir ya da onlara e-posta yazabilirsin. Açıklamalarını iste. Şöyle diyebilirsin: “I didn't understand this letter. Could you explain it simply?” Çalışanlar genellikle memnuniyetle yardım eder.