Bu sayfada
İlk günlerde selamlaşma
İlk günlerde birçok kişi sana merhaba der. Adını sorar. Hangi ekipte olduğunu da sorabilir. Bu normal ve samimi bir durumdur. Gülümse, adını net söyle, ne iş yaptığını anlat. Birinin adını unutursan sorun değil. İlk başta çoğu kişi isimleri unutur. Kibarca yeniden sorabilirsin. İnsanlar genelde onları hatırlamaya çalışmanı sever.
Hi, I'm Ana. I just started on the support team.
Merhaba, ben Ana. Destek ekibinde yeni başladım.
Nice to meet you. What do you work on?
Tanıştığımıza memnun oldum. Sen neyle ilgileniyorsun?
Sorry, can you tell me your name again?
Kusura bakma, adını bir kez daha söyler misin?
“How are you?” sorusu
ABD'de insanlar “How are you?” ya da “How's it going?” sorusunu çoğu zaman selam olarak kullanır. Genelde uzun bir cevap beklemezler. Kısa ve olumlu bir cevap yaygındır. Sonra aynı soruyu sen de sorabilirsin. Biri daha fazla sorarsa, mesela “How's your first week?”, biraz daha anlatabilirsin. Havayı hafif ve samimi tut.
Good, thanks! How about you?
İyiyim, teşekkürler! Sen nasılsın?
Pretty good. Still learning a lot!
Oldukça iyi. Hâlâ çok şey öğreniyorum!
It's going well. Everyone has been really nice.
İyi gidiyor. Herkes çok nazik davrandı.
Güvenli ve kolay konular
İyi sohbet konuları genelde hafiftir. Birçok kişi hafta sonundan, havadan, yemekten, filmlerden, sporlardan, evcil hayvanlardan ya da seyahatten konuşur. İşle ilgili sorular da güvenlidir. Yeni iş arkadaşlarıyla siyaset, din ve para gibi kişisel konulardan çoğu kişi uzak durur. Biri cevaplamak istemediğin bir şey sorarsa gülümseyip konuyu nazikçe değiştirebilirsin.
Did you do anything fun this weekend?
Hafta sonu eğlenceli bir şey yaptın mı?
Do you know a good place for lunch near here?
Buralarda öğle yemeği için iyi bir yer biliyor musun?
I'm not sure, but what about you?
Emin değilim, ama sen ne düşünüyorsun?
Kendinden ve nereli olduğundan bahsetmek
İş arkadaşların nereli olduğunu sorabilir. ABD'de ne zamandır yaşadığını da sorabilir. Genelde meraklıdırlar ve samimidirler. İstediğin kadar anlatabilirsin. Kısa bir cevap ve karşı bir soru sohbeti sürdürür. Ülkenden bir şey paylaşmak istersen yemek çoğu zaman kolay ve keyifli bir konudur.
I'm from Vietnam. I moved here last year.
Vietnamlıyım. Geçen yıl buraya taşındım.
Have you ever been there?
Hiç oraya gittin mi?
You should try the food sometime. It's really good!
Bir gün oranın yemeklerini denemelisin. Çok güzel!
Sohbeti kibarca bitirmek
Sohbetler çoğu zaman kısa sürer. Çalışman gerektiğinde konuşmayı bitirmen sorun değil. Birçok kişi bunun için nazik bir cümle kullanır. Böylece kimse kaba davranıldığını düşünmez. İşi, bir toplantıyı söyleyebilirsin. Ya da sadece sonra görüşürüz diyebilirsin. Gülümsemek çok yardımcı olur. Güzel bitirmek bir sonraki sohbeti kolaylaştırır.
Well, I'd better get back to work. Talk later!
Neyse, işime dönsem iyi olur. Sonra konuşuruz!
Nice chatting with you. See you at the meeting.
Seninle konuşmak güzeldi. Toplantıda görüşürüz.
Have a great rest of your day!
Günün geri kalanı güzel geçsin!
Sık sorulan sorular
Birinin dediğini anlamazsam ne yapmalıyım?
Bu herkesin başına gelir, sadece yeni gelenlerin değil. “Sorry, could you say that again?” ya da “What does that mean?” diyebilirsin. Çoğu kişi memnuniyetle tekrar eder ya da açıklar. Sormak ilgilendiğini gösterir.
İş arkadaşlarımla öğle yemeğine ya da kahveye katılmak zorunda mıyım?
Genelde bu senin seçimin. Ara sıra katılmak insanları tanımana yardım edebilir. Gelemezsen “Thanks, maybe next time!” diyebilirsin. Dostça bir cevap çoğu zaman yeter.
Utangacım. Sohbeti nasıl başlatabilirim?
Küçük başla. Basit bir “Good morning” ya da işle ilgili bir soru güzel bir başlangıç olur. İkinizin de gördüğü bir şey hakkında, mesela kahve ya da hava üzerine, bir şey söyleyebilirsin. Kısa sohbetler sorun değil. Zamanla genelde uzar.