Bu sayfada
Acil mi, değil mi? Basit bir bakış
İnsanlar genelde biri şu anda tehlikedeyse acil hattı arar. Örnekler: yangın, ciddi kaza, o anda olan bir suç, nefes alamayan ya da uyanmayan biri. Acil olmayan durumlar için genelde acil olmayan bir hat kullanılır. Örnekler: geçen hafta çalınan bir bisiklet, bir gürültü sorunu ya da güvenlikle ilgili bir soru. Emin değilsen, birçok kişi aramanın daha iyi olduğunu söyler. Telefondaki kişi karar vermene yardım eder.
I'm not sure if this is an emergency.
Bunun acil olup olmadığından emin değilim.
Someone is in danger right now.
Biri şu anda tehlikede.
This happened yesterday. It's not urgent.
Bu dün oldu. Acil değil.
Duyacağın ilk soru
Acil hattı aradığında görevli genelde hangi hizmete ihtiyacın olduğunu sorar. Polis, itfaiye ya da ambulans diyebilirsin. Tek bir kelimeyi net söyle. Birden fazlası gerekiyorsa en acil olanı önce söyle. Sonra arama genelde o hizmete bağlanır. Sakin kalmaya ve yavaş konuşmaya çalış. Cevap vermeden önce bir nefes almak sorun değil. Görevliler, gergin olan ya da başka dil konuşan insanlara yardım etmek için eğitimlidir.
Ambulance, please.
Ambulans lütfen.
Police, please. Someone is breaking into a house.
Polis lütfen. Biri bir eve giriyor.
Fire, please. There is smoke in my building.
İtfaiye lütfen. Binamda duman var.
Nerede olduğunu söylemek
En önemli bilgi konumundur. Sokak adresini, mahalleni ve şehrini ya da kasabanı bil. Dışarıdaysan bir sokak tabelasına, dükkâna, parka ya da tanınan bir yere bak. Yoldaysan hangi yöne gittiğini ve en son geçtiğin yeri söyle. Zor isimleri harf harf hecele. Nerede olduğunu bilmiyorsan bunu söyle. Görevli seni bulmak için sorular sorar.
I'm at 12 Rose Street, in the suburb of Hillview.
Hillview mahallesinde, 12 Rose Street'teyim.
I'm on the main road, near a big petrol station.
Ana yoldayım, büyük bir benzin istasyonunun yakınında.
I don't know the address. Can you help me find it?
Adresi bilmiyorum. Bulmama yardım edebilir misin?
Ne olduğunu anlatmak
Kelimelerini kısa ve basit tut. Ne olduğunu, kaç kişinin yaralandığını ve tehlikenin sürüp sürmediğini söyle. Görevlinin sorularını tek tek cevapla. Sana söylemeden telefonu kapatma. Sana talimat verebilir. Dikkatle dinle, emin değilsen tekrar et. Başka biri için arıyorsan, kim olduğunu ve şu anda nasıl göründüğünü söyle.
There was a car crash. Two people are hurt.
Bir araba kazası oldu. İki kişi yaralı.
My friend fell down and is not answering me.
Arkadaşım düştü ve bana cevap vermiyor.
The man with the knife is still outside.
Bıçaklı adam hâlâ dışarıda.
İngilizcen zor geliyorsa
Birçok kişi İngilizcesinin yetmeyeceğinden korkar. Yeni Zelanda'da görevliler genelde bir tercüman bağlayabilir. Başta dilini net söyle. Bir soruyu anlamazsan tekrar etmesini ya da daha yavaş konuşmasını iste. Daha kolaysa sadece “yes” ya da “no” demek de olur. Güvenli konuşamıyorsan hatta kal ve görevlinin dediklerini yap. Telefonda konuşamayan insanlar için yazılı seçenekleri de sorabilirsin.
I need an interpreter. My language is Mandarin.
Bir tercümana ihtiyacım var. Dilim Mandarin.
Sorry, can you say that again more slowly?
Üzgünüm, bunu daha yavaş tekrar eder misin?
I can't talk freely. Please help me.
Rahat konuşamıyorum. Lütfen bana yardım et.
Sık sorulan sorular
Acil hattı yanlışlıkla ararsam ne olur?
Telefonu hemen kapatma. Hatta kal ve görevliye bunun bir yanlışlık olduğunu, herkesin güvende olduğunu söyle. Kapatırsan seni kontrol için geri arayabilirler. Bu normaldir, korkacak bir şey değil.
Telefonumda kontör yoksa arayabilir miyim?
Birçok kişi acil aramaların genelde kontörsüz de çalıştığını söyler. Ama bu değişebilir. İhtiyacın olmadan önce kesin bilgi için resmi Yeni Zelanda devlet sitesine bak.
Acil değil de sadece sağlık tavsiyesi istiyorsam kime ulaşırım?
Genelde ücretsiz bir sağlık danışma hattı ve yerel doktor kliniğin vardır. Resmi sağlık bilgi hattını internetten bul ve kaydet. Sana sıradaki adımda nereye gideceğini söyleyebilirler.