Bu sayfada
01

Eczacı genelde ne yapar?

Eczacı ilaçlar konusunda eğitim almıştır. İngiltere'deki birçok eczanede nezle ya da boğaz ağrısı gibi küçük sağlık sorunlarını sorabilirsin. Eczacı bir ilacı nasıl kullanacağını anlatır ve sorularını yanıtlar. Bazen bunun yerine doktora gitmeni söyler. Genelde randevu gerekmez. İçeri girip tezgâhta sorabilirsin. Kiminle konuşacağını bilmiyorsan çalışanlara sor. Eczacıyı senin için çağırırlar.

Excuse me, could I speak to the pharmacist, please?

Affedersiniz, eczacıyla konuşabilir miyim lütfen?

I have a question about a medicine.

Bir ilaçla ilgili sorum var.

Can you help me with a small health problem?

Küçük bir sağlık sorununda bana yardım eder misiniz?

02

Nasıl hissettiğini anlatma

Eczacı sana genelde birkaç soru sorar. Ne kadardır kendini iyi hissetmediğini ve sorunun ne olduğunu sorabilir. Basit sözcükler kullanmaya çalış. Ağrıyan yeri eliyle gösterebilirsin. Sorunun ne zaman başladığını söylemek yardımcı olur. Düzeliyor mu, kötüleşiyor mu, onu da söyle. Bir sözcüğü bilmiyorsan başka şekilde anlat. Eczacılar İngilizce öğrenen insanlara alışkındır. Kimse kusursuz dil bilgisi beklemez.

I've had a headache for two days.

İki gündür başım ağrıyor.

It hurts here, when I swallow.

Yutkunurken burası ağrıyor.

It's getting worse, not better.

Düzelmiyor, kötüleşiyor.

03

Özel konuşma isteme

Eczaneler kalabalık olabilir ve yakınında başkaları bulunabilir. Kişisel bir şey konuşmak istiyorsan daha sakin bir yerde konuşmayı isteyebilirsin. Birçok eczanede bunun için küçük bir özel oda vardır. Bunu istemek çok normal ve çalışanlar genelde sorun etmez. Nedenini açıklamana gerek yok. Kibarca iste ve bekle. Oda yoksa eczacı seninle tezgâhın daha sessiz bir köşesine geçebilir.

Is there somewhere private we could talk?

Özel konuşabileceğimiz bir yer var mı?

It's a bit personal. Can we speak quietly?

Biraz kişisel bir konu. Sessizce konuşabilir miyiz?

Do you have a consultation room?

Görüşme odanız var mı?

04

Anladığını kontrol etme

Eczacı sana bir anda çok bilgi verebilir. Yavaşlamasını ya da tekrar etmesini istemek her zaman olur. Önemli noktaları yazmasını da isteyebilirsin. Talimatları kendi sözlerinle tekrar etmek, anladığını kontrol etmenin iyi bir yoludur. Utanma. Eczacılar anlamanı ister. Şimdi sorduğun kısa bir soru, sonra kafanın karışmasını önler.

Sorry, could you say that again more slowly?

Pardon, bunu daha yavaş tekrar edebilir misiniz?

So I take it in the morning and at night, is that right?

Yani sabah ve akşam alıyorum, doğru mu?

Could you write that down for me, please?

Bunu benim için yazar mısınız lütfen?

05

Önemli bilgileri söyleme

Eczacı bir şey önermeden önce sana dair bazı şeyleri söylemen yardımcı olur. Örneğin başka ilaç kullanıyorsan, hamileysen ya da alerjin varsa. Bir çocuk ya da yaşlı biri için alıyorsan onu da söyleyebilirsin. Daha kolaysa diğer ilaçlarının kutusunu ya da fotoğrafını getir. Bu, eczacının sana daha iyi bilgi vermesini sağlar. Söylediklerini dinle ve bir şey net değilse sor.

I already take this medicine every day.

Bu ilacı zaten her gün kullanıyorum.

I'm allergic to some medicines.

Bazı ilaçlara alerjim var.

It's for my son. He is six years old.

Oğlum için. Altı yaşında.

Sık sorulan sorular

Eczacıyla görüşmek için randevu gerekir mi?

Genelde hayır. Çoğu eczaneye girip tezgâhta sorabilirsin. Eczacı meşgulse birkaç dakika beklemen gerekebilir. Bazı hizmetler için randevu gerekebilir. Ne yapacağını çalışanlara sorabilirsin.

Sorunumu İngilizce anlatamazsam ne olur?

Basit sözcükler kullan, eliyle göster ya da telefonundaki bir fotoğrafı veya notu göster. Gitmeden önce belirtilerini yazabilirsin. Eczacıdan yavaş konuşmasını ya da tekrar etmesini istemek çok normal. Pek çok ülkeden gelen insanlara yardım etmeye alışkındırlar.

Eczacı doktora gitmem gerektiğini söylerse ne olur?

Bu olabilir. Eczacı, sorununun kendi verebileceği yardımdan fazlasını gerektirdiğini düşünüyor demektir. Sıradaki adımı açıklamasını iste. “How do I see a doctor about this?” diyebilirsin. Eczacı genelde seni doğru yöne yönlendirir.