Bu sayfada
Mağazaya gitmeden önce
Önce fişini bul. Fiş kâğıt olabilir ya da telefonundaki bir e-posta olabilir. Birçok mağaza fiş ister. Ürünü iyi durumda tut. Elinde varsa kutuyu ve etiketleri de götür. Ödemeyi yaptığın kartı da yanına al. Bazı mağazalar parayı aynı karta geri yatırır. Her mağazanın kendi iade kuralları var. Kasanın yanındaki tabelaya bak ya da çalışana sor. Emin değilsen nazikçe sorabilirsin.
Hi, do you have a returns counter?
Merhaba, iade kasanız var mı?
I have the receipt on my phone. Is that okay?
Fişim telefonumda. Olur mu?
Can you tell me about your returns policy?
İade kurallarınızı anlatabilir misiniz?
Sorunu anlatmak
Kasaya git ve selam ver. Sonra ne istediğini ve nedenini bir iki kısa cümleyle söyle. Uzun bir hikâyeye gerek yok. Çalışanlar genelde üç şeyi bilmek ister: ürün ne, sorun ne ve sen ne istiyorsun. Canın sıkılsa bile sakin ve güler yüzlü kalmaya çalış. Gülümsemek yardımcı olur. Bir soruyu anlamazsan tekrar etmesini ya da daha yavaş konuşmasını isteyebilirsin.
Hi, I'd like to return this, please.
Merhaba, bunu iade etmek istiyorum.
It stopped working after two days.
İki gün sonra çalışmayı bıraktı.
Sorry, could you say that again more slowly?
Pardon, bunu daha yavaş tekrar edebilir misiniz?
Değişim istemek
Bazen paranı geri istemezsin. Sadece başka bir beden, başka bir renk ya da çalışan yeni bir ürün istersin. Buna değişim denir. Yeni ürünü çoğu zaman kendin bulup kasaya getirebilirsin. İstersen çalışandan yardım da isteyebilirsin. Üründen stokta yoksa sipariş vermeyi ya da benzer bir ürün önermeyi teklif edebilirler. Evet diyebilir, hayır diyebilir ya da düşünmek için zaman isteyebilirsin.
Could I swap this for a bigger size?
Bunu daha büyük bir bedenle değiştirebilir miyim?
Do you have this in another colour?
Bunun başka bir rengi var mı?
Can I think about it for a minute?
Bir dakika düşünebilir miyim?
Mağaza kredisi teklif edilirse
Bazen mağaza para iadesi yerine mağaza kredisi sunar. Mağaza kredisi, o mağazada sonra harcayacağın bir kart ya da fiş demek. Oradan sık alışveriş yapıyorsan işine yarayabilir. Paranı geri istiyorsan nazikçe isteyebilirsin. Çalışan kurallarını anlatabilir. Dinle ve bir şey net değilse soru sor. Hâlâ emin değilsen kibarca müdürle konuşmak isteyebilirsin.
Is it possible to get a refund instead?
Onun yerine para iadesi almak mümkün mü?
How long can I use the store credit?
Mağaza kredisini ne kadar süre kullanabilirim?
Could I please speak with a manager?
Müdürle konuşabilir miyim, lütfen?
İşi bitirirken
Ayrılmadan önce neyin kararlaştırıldığını kontrol et. İade ya da değişim için bir fiş iste. Bu senin kaydın olur. Para kartına geri yatacaksa ne zaman göreceğini sorabilirsin. Uzun sürse bile çalışana teşekkür et. Kibar olmak genelde herkesin işini kolaylaştırır. Her şeyin yolunda olduğundan emin olana kadar yeni fişini güvenli bir yerde sakla.
Can I get a receipt for this, please?
Bunun için bir fiş alabilir miyim, lütfen?
When will the money go back on my card?
Para kartıma ne zaman geri yatacak?
Thanks so much for your help.
Yardımınız için çok teşekkürler.
Sık sorulan sorular
Fişimi kaybettiysem ne olur?
Çalışana dürüstçe söyle. Kartla ödediysen bazı mağazalar alışverişini bulabilir. Bazıları mağaza kredisi sunabilir ya da başka bir kanıt isteyebilir. Her mağaza farklı, o yüzden nazikçe sor: “I lost my receipt. Is there anything I can do?”
Sadece vazgeçtiysem de iade edebilir miyim?
Mağazaya göre değişir. Bazı mağazalar memnuniyetle yardım eder, bazıları etmez. Kasadaki tabelaya bak ya da şunu sor: “Can I return this if I changed my mind?” Ürünü kullanmadan tut ve etiketlerini götür.
Çalışan hayır derse ne yapmalıyım?
Sakin kal. Nedenini açıklamasını iste. Değişim ya da mağaza kredisi gibi başka bir seçenek olup olmadığını sorabilirsin. Kibarca müdürle de konuşmak isteyebilirsin. Hâlâ yardıma ihtiyacın varsa eyaletindeki resmî tüketici bilgilerine bak.